IĞDIR AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ

IĞDIR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
IĞDIR AĞIZ VE DİŞ SAĞLIK MERKEZİ

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Faydalı Bilgiler

Güncelleme Tarihi: 09/04/2018


ÇOCUKLARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI 
Çocukların dişleri niye çürüyor?

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler. Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler. Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

Çürük oluşumu engellenebilir mi?

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; "fissür örtücü" dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir. Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

Süt dişlerinin önemi nedir?

Süt dişlerinin birinci görevi çocuğun düzgün beslenmesini sağlamaktır. Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına bağlıdır. Bunların yanında aşağıdaki gibi bir görüntü, hiç kimsenin çocuğunda görmek istemeyeceği ciddi estetik sorunlara yol açmaktadır. Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktadırlar. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır.

Süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli mi?

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.  Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsayerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.

Çocuklarda diş yaralanmaları                  

Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır. Doğru tanı konması çok önemlidir. Bunun için hekiminiz size, kazanın ne zaman ve nerede olduğunu, darbenin ne taraftan geldiğini, kaza sonrası baygınlık, kusma, hafıza kaybı vb. olup olmadığını soracaktır.  Verilen bilgiler doğrultusunda en doğru tedavi uygulanabilecektir. Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir. Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen diş hekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir.

Bebeklerde ağız bakımı                                              

Bebeklerin, en azından ilk dört ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacaktır. Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı (damaklı, kesik uçlu) biberon kullanımı gerekir. Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır. Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir. Parmak emme, yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 – 2,5 yaşına kadar izin verilebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3 – 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir. Solunum problemleri, çene geliş

olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?

Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur. Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında ) başlanması uygundur. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra Anne-Babanın kontrolü iyi olur.

  Çocuklar için nasıl bir diş fırçası seçilmeli?

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi nasıl yapılamazsa, eski bir fırçayla da dişler fırçalanamaz. Fırça kılları aşınır aşınmaz (Ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.

Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım? 

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

Çocuklarda bazı ağız ve diş problemleri :

1)      Diş Gıcırdatma:

·         Nedenleri:Stress, agresif, takıntı veya sıkılgan kişilik yapıları, anne-babası diş gıcırdatan çocuklar bu alışkanlığa daha eğilimlidir.

·         Belirtileri:Dişlerde aşınma, uyurken çıkartılan gıcırdatma sesleri, yüz kaslarında ağrı, çene ekleminde problemler, baş ağrısı, dişlerde sallanma ve hassasiyet.

·         Tedavisi :Öncelikle psikolojik açıdan diş gıcırdatmaya yol açan faktörler ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Bu başarılamaz ise , hastaya takıp çıkartılabilen bir gece plağı yapılır.

2)      Parmak Emme:                                                   

·         Nedenleri: Parmak emme küçük yaşlarda sık görülen bir alışkanlıktır. Genellikle dört yaşına kadar kendiliğinden ortadan kalkar. Alışkanlığın sürekli dişlerin çıktığı yaşlarda da sürmesi, bu dişlerde ve damakta yapısal bozukluklara yol açar. Bu bozuklukların nedeni parmağın ön dişlere ve damağa uyguladığı başınçtır. Ortaya çıkan bozukluğun derecesi emmenin süresine, sıklığına, şiddetine ve emme sırasında parmağın pozisyonuna bağlıdır.

·         Tedavisi:Parmak emmeyi önlemenin en etkili yolu parmak emmeye eğilim gösteren çocuğu emziğe alıştırmaktır. Emziğin hem verdiği zarar daha azdır, hemde daha kolay bırakılabilir.

Tedavinin zamanlaması çok önemlidir. Çocuğun kendisi bu alışkanlıktan kurtulmayı istemedikçe, tedavinin başarıya ulaşması imkansızdır. Çocuğun çevre baskısına uğramaması ve alay edilmemesi için okul çağından önce bırakması psikolojik yönden çok faydalıdır. Çocuk baskı altına alınmadan cesaretlendirilerek, ödüllendirilerek pozitif yönlendirilmelidir. Eğer her şeye rağmen 6 yaşına kadar alışkanlık kırılamamışsa diş hekimine başvurularak profesyonel yardım alınması gereklidir.

3)     Emzik

Bebekler için emmek rahatlamanın ve güven içinde hissetmenin en doğal yoludur.

Eğer bebek parmak emme eğilimi gösteriyorsa, derhal emziğe yönlendirilmelidir.

Emzik parmak emmeye göre hem daha az zararlıdır; hem de sonraki yaşlarda daha kolay bırakılabilir.

Emzik günün büyük bir bölümünde değil, sadece gerekli olduğunda verilmelidir.

Yapısal bozukluklara yol açmamak için, mümkün olduğu doğal meme yapısındaki emzikler seçilmelidir.

Emziklerin yapısının sağlamlığı her gün kontrol edilmelidir.

Emziğin büyüklüğü ağzın yapısına uygun olmalıdır.

4) Biberon çürüğü

Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?

Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürüknedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?

Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.

Bunlar nelerdir?

·         Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.

·         Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.

·         Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.

·         Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.

·         İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.

Biberon çürüğü önemli midir?

Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.

Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü sebebi ne olabilir?

Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.

Çocuklarda hangi diş macunu ne kadar kullanılmalıdır?

Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu  kullanımı önerilmez. Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır. Ancak reklamlarda gördüğünüz gibi 3-5 cm. değil, bir leblebi kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır. Diş macunu kullanımına başlandığı dönemde, florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir. Önemli olan çocuğun seçilen macunun tadını sevip istek duymasıdır. Fırçalama işleminde macundan çok, etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

Çocuk dişlerinde acil durumlar            

·         Diş Ağrısı: Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırın ve eğer varsa sıkışmış  yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırın. Asla dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar koymayın. Çocuğunuza daha önce de denemiş olduğunuz bir ağrı kesici verin ve en kısa sürede bir diş hekimine götürün.

·         Isırılmış Dudak, Dil, Dudak Yada Yanak: Yaralı bölgeye buz koyun. Eğer kanama varsa, temiz bir gazlı bez ile hafifçe basınç uygulayın. Kanama 15 dakika içinde durmazsa diş hekiminize başvurun.

·         Diş Tümüyle Çıkmışsa: Dişi bulun. Köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın. Diş hekimine gidene kadar dişi saklamak için en ideal ortam süttür. Temiz bir kapta sütün içinde koruyarak en kısa sürede diş hekiminize gidin.

·         Süt Veya Sürekli Dişlere Travma: Hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Travmalardan sonra her kaybedilen saat oluşan hasarı büyütmektedir.

·         Diş Hekiminize ulaşana Kadar: Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın. Varsa Kırık diş parçalarını saklayın.

DİŞ İPİ NASIL KULLANILIR?

Doğru kullanıldığı takdirde, diş fırçasının ulaşamayacağı yerlerdeki; yani dişeti çizgisinin altındaki ve dişler arasındaki yerlerdeki plak yiyecek artıkları diş ipiyle çıkarılabilir. Plak birikimi, diş çürüğüne ve  dişeti hastalığına yol açabileceğinden, dişlerin diş ipiyle düzenli olarak temizlenmesi tavsiye edilir.

Diş ipinden maksimum fayda sağlamak için, aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz:

·         Yaklaşık kırk santimetrelik diş ipi alarak, ipliğin büyük bir bölümünü orta parmaklarınızın çevresine sarın ve kullanmak için dört veya beş santimetrelik ipi açıkta bırakın

·         Diş ipini, baş parmak ve işaret parmakları arasında gerili tutarak, dişleriniz arasında nazikçe yukarı ve aşağı doğru hareket ettirin

·         İpliği tüm diş yüzeylerinde nazikçe gezdirin ve ipin dişeti çizgisini geçtiğine emin olun. Diş ipini zorlamayın, aksi takdirde hassas dişeti dokusu kesilmesi veya doku eizlmesiyle karşılaşılabilir

·         Dişten dişe geçerken diş ipinin temiz bölümlerini kullanın

·         Diş ipini çıkarmak için, ipliği dişinizden yukarı ve dışarı taşımak için aynı ileri geri hareketini uygulayın

Hangi Tip Diş İpini Kullanmalıyım?
İki tip diş ipi bulunmaktadır:

·         Naylon (veya çok filamanlı) diş ipi

·         PTFE (tek filamanlı) diş ipi

Naylon diş ipi, mumlu ve mumsuz olarak değişik aromalarla satılmaktadır Bu diş ipi tipi birden fazla naylon telden oluştuğu için, özellikle birleşme noktaları sıkı olan dişler arasında aşınabilir ya da yırtılabilir. Daha pahalı olmakla beraber, tek filamanlı (PTFE) iplik, sıkışık diş aralarında bile dişler arasında daha kolay kayar ve yırtılmaya karşı dirençlidir. Doğru kullanıldığı takdirde, her iki diş ipi de, plak ve kalıntıları çıkarmak için uygundur.

-Yaklaşık kırk santimetre uzunluğunda diş ipi koparın ve  dört ya da beş santimetre uzunluğunda mesafe bırakın.
-Dişlerinizin kıvrımlarını nazikçe temizleyin.

-Diş eti çizgisinin alt kısımlarını temizlemeye çalışın, ancak ipin diş etlerine baskı yapmamasına dikkat edin.

PROTEZ ÇESİTLERİ VE DOĞRU PROTEZ KULLANIMI

Estetik Diş hekimliğinde protez dişler, kaybolan dişlerin ve dokuların, çiğneme fonksiyonlarını, konuşmaya katkılarını ve estetiğini iade ederken mevcut dokuların da sağlığının korunmasına yardımcı olmak üzere yapılan apareylerdir. 

Protezleri sabit ve hareketli protezler olarak iki ayrı sınıfta değerlendirebiliriz.

Sabit protezler kuron ve köprü olarak ayrılırken, bunlar da yapımlarında kullanılan malzemeye göre full metal, metal destekli porselen diş veya full porselen diş olarak isimlendirilebilirler.

Hareketli protezler ise farklı özelliklerine göre farklı şekillerde isimlendirilebilirler.

•  Tam protezler

•  Bölümlü protezler

•  İmmediat (geçici ) protezler

•  Overdentures ( diş veya implant üstü ) protezler

Kron-köprü protezleri

Kron Nedir ?

Kırık veya aşırı çürük nedeniyle madde kaybına uğramış dişleri restore etme yöntemidir. Dişin üzeri dokuyla uyumlu bir malzemeyle kaplanarak tam bir diş formu sağlanır. Bu malzemeler full metal,metal destekli porselen diş veya full porselenolabilir.  Hazırlanan kuronlar dişin üzerine yapıştırılarak sabit kalması sağlanır.

Köprü Nedir?

Bir veya birden fazla diş eksikliği varsa ve eksik bölgenin her iki tarafında da sağlıklı dişler mevcutsa, bu iki yakadaki dişlerden destek alınarak eksik dişlerin tamamlanmasına yönelik bir restorasyondur.Köprü protezleri de kuron protezleri gibi dişlere yapıştırılarak sabit kalmaları sağlanır.

  Kuron veya köprü protezi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta;dişin dişetiyle birleştiği bölgeye şev veya şemfır denen basamakların hazırlanmasıdır.Bu sayede, yapıştırılan kuron veya köprülerin dişeti içine fazla baskı yapıp, dişeti enfeksiyonuna ve dişeti kenarında koyu renkli hat oluşmasına yol açmaları önlenmiş olur.

Tam - Bölümlü Protezler

Protez dişler hangi aşamalardan geçilerek yapılıyor?

1.Ölçü : Protezin yapılması için öncelikle bir ölçü kaşığı ve uygun ölçü maddesi kullanılarak ağzın ilk ölçüsü alınır. 

2.Ölçü : İlk ölçülerden elde edilen alçı modeller üzerinde ağza standart kaşıklardan çok daha uygun kişisel ölçü kaşıkları hazırlanır ve bu kaşıklarla alınan ölçü daha nettir.

Dikey boyut tespiti : İkinci ölçülerden elde edilen modeller üzerine hazırlanan mum şablonlar, hastanın kaybolan dişlerinin ve diğer dokularının olması gerektiği şekilde hastanın kaybolan estetik, konuşma ve çiğneme fonksiyonlarını doğru olarak iade edebilecek şekilde düzenlenir. Mum şablonlar, yapay dişler nereye gelecekse orada olacak şekilde hazırlanır. Bu safhada hastaların görüşü de alınarak kesici dişlerin dizilmesi ve ağızda denenmesi sonraki safhayı kolaylaştırmak açısından oldukça önemlidir.

Dişli prova : Hazırlanan mum şablonların bulundukları yerlere hastaya uygun olarak seçilen yapay dişler dizilerek hasta ağzında denenerek provası yapılır. Bu safhada estetik, konuşma ve dişlerin üzerinden bastırılınca protezlerin yerinden oynayıp oynamadığı kontrol edilir.

Protezlerin teslimi : Dişli provası hekim ve hasta tarafından onaylanan protezler laboratuarda bitirildikten sonra hastaya teslim edilir. Bu safhada protezlerin altındaki destek dokularla ilişkileri ve dişlerin kapanış sırasındaki karşılıklı ilişkileri kontrol edilerek sorunlar var ise giderilerek teslim edilmektedir.

Protezlerin kontrolü : Protezlerin destek olan dokulara zarar vermemesi için başlangıçta daha sık sonra ise daha seyrek olarak kontrollerin yapılması gerekir. Kontrollerde protezlerin destek dokuları tahriş edip etmediğine bakılır ve etmiş ise aşındırılarak düzeltilir. Ayrıca dişlerin karşılıklı ilişkileri de kontrol edilerek düzeltilir. İlk kontrol protezin tesliminden bir gün sonra yapılmalıdır. Sonraki kontroller iki gün veya bir hafta sonra yapılır. Hastanın şikayetleri giderildikten sonra altı ayda bir rutin kontrole çağırılır.

Hareketli Protezlerle İlgili Karşılaşılan Sorular ve Cevapları

İmmediat (geçici) protezler ile kalıcı protezler arasındaki fark nedir?

Protez dişler, ne zaman yapıldıklarına ve ne zaman ağza takıldıklarına göre geleneksel veya immediat olarak adlandırılırlar. İmmediat protezler dişler çekildikten hemen sonra takılan protezlerdir. Bunu için dişler çekilmeden önce hekim ölçü alır ve bu ölçü dişler çekilince olacak değişikliklere göre önceden protez hazırlanır. İmmediat protezlerin en büyük avantajı hastanın hiç dişsiz kalmamasıdır. Ancak çekim sonrası destek dokuların iyileşme sürecinde büzülmesi bu protezlerin zaman zaman astarlanarak altındaki doku ile uyumunun yeniden sağlanmasını gerektirir. Dokuların tam olarak iyileşmesi 6-8 hafta sürer ve ardından kalıcı protezler yapılır.

Diş üstü protez nedir? 

Az sayıda kalmış doğal dişlerin veya implantların üzerine yapılan hareketli protezlere overdenture adı verilir. Overdenture yapılabilmesi için doğal dişlerin proteze destek ve stabilite sağlayacak şekilde hazırlanması gerekir. Overdenture'ın avantajları, hastanın diş köklerini ağızda tutarak protezlerin tutuculuğu ve stabilitesini arttırır, kökler çekilmediği için kemik kaybı olmaz, diş köklerinin etrafındaki algılayıcılar kaybolmadığından hasta psikolojik bakımdan kendisini dişsiz olarak görmediği için daha iyi hisseder.

Hareketli Bölümlü Protezler Nedir?   

Hareketli bölümlü protezler, metal bir iskeletle birbirine bağlı eksik dişlerinizin yerini dolduran dişler ve bunların bağlı olduğu dişeti rengindeki kaideden oluşan protezlerdir. Hareketli bölümlü protezler doğal dişlerinize kroşe adı verilen kancaya benzeyen metal yapılarla veya hassas 

bağlantı denilen aygıtlarla bağlıdır. Hassas bağlantılar genellikle kroşelerden daha estetiktir ve neredeyse hiç görülmezler . Doğal dişlerinize yapılacak kuronlar hareketli bölümlü protezinizin daha iyi uymasına yardımcı olur. Hassas bağlantılı protezler genellikle metal kroşeli protezlere nazaran daha pahalıdırlar. 

  

Yumuşak astar maddesi nedir?   

Yumuşak astar maddesi kemik ve yumuşak dokuların olumsuz faktörlerini telafi etmek ve destek dokulara gelen basıncı azaltmak için tam protezlerde kullanılır. İleri derecede aşınmış alt çene kemiği olduğunda, çift taraflı kemik çıkıntısı varlığında, damak ortasında sert kemik çıkıntısı durumunda, bıçak gibi keskin çene kemiği olan hastalarda kullanılabilir. Yumuşak astar maddeleri, aşırı basınçları emerek altındaki dokuları olası zararlardan korur. Yumuşak astarlı bir protezi temizlemek için, ılık suda çalkalamak veya akan suyun altında başlangıçta pamukla silmek sonraları ise yumuşak bir fırçayla fırçalamak gerekir. Yumuşak astarlı protezleri temizleyici solüsyonların içine koyabilirsiniz ancak günde en fazla yarım saat süresince. Protezin kurumasına fırsat verilmemeli, ağızda olmadığı durumalarda temiz bir suyun içinde bekletilmelidir. 

Protez kullanmak nasıl bir his?   

Protezler, takıldıkları ilk birkaç hafta alışıncaya kadar kullanımı çok zor gelir. Dil ve yanaklar protezi yerinde tutmayı öğreninceye kadar gevşek gibi gelir. Küçük tahrişlerin ve acıtan yerlerin olması anormal değildir. İlk kullanım sırasında tükürük miktarınızın arttığını hissedersiniz. Hekiminiz kontrollerde bunları düzelttikçe ve siz de proteze alıştıkça bu şikayetleriniz azalacaktır. 

Protezlerim farklı görünmemi sağlar mı?  

Protezler doğal dişlerinizin yerini olduğunca dolduracağı için görünüşünüzü belirgin şekilde değiştirir. Protezleriniz gülüşünüzü güzelleştireceği gibi yüzünüzün ve profilinizin daha dolu olmasını sağlar. Protezler yanak ve dudakları destekleyerek yüzün büzülmesi sonucu oluşan kırışıklıkları azaltacak ve daha iyi görünmenizi sağlayacaktır, ancak yaşın ilerlemesiyle artan fizyolojik kırışıklıkları ortadan kaldırmasını beklememek gerekir. 

Protezlerim yemek yememi sağlar mı?   

Yemek yeme pratik gerektirir. Başlangıçta daha yumuşak besinler ve küçük lokmalarla yemeyi tercih edin. Yavaşça ve her iki tarafı da kullanarak çiğnemeye çalışın; böylece protezinizin devrilme hareketi yapmasını engellemiş olursunuz. Çiğnemeye alıştıkça daha sert besinlere geçerek normal beslenmenize devam edebilirsiniz, ancak her iki tarafla da çiğnemeyi ihmal etmemelisiniz.

Protezlerim konuşmamı değiştirir mi?   

Konuşma da yemek yeme gibi pratik gerektirir. Konuşurken protezleriniz ses yapıyorsa daha yavaş konuşun. Kelimeleri telaffuz etmekte zorlanıyorsanız yüksek sesle konuşun ve zorlandığınız kelimeleri tekrarlayın. Eğer konuşma probleminiz devam ederse mutlaka diş hekiminize başvurun.

Protezleri gün boyunca takmalı mıyım?   

Başlangıçta dokuların protezlere uyum sağlaması için gündüz ve gece protezlerinizi takmanız gerekebilir. Uyum sağladıktan sonra protezin altındaki dokuların dinlenmesi için protezlerinizi gece yatarken çıkarmanız önerilir. Ancak protezlerinizi düzenli olarak temizlediğiniz taktirde gece yatarken de kullanmanızda mahsur yoktur.

Protez yapıştırıcılarını kullanmalı mıyım?  

Protez yapıştırıcıları iyi uyumlu protezlerinizin tutuculuğunu arttırmak için kullanılabilir. Dokularla uyumu bozulmuş, sürekli altındaki dokuları tahriş eden kötü protezlerle kullanımı doğru değildir. Bu, şikayetleri gidermeyeceği gibi şikayetlerin artmasına sebep olacaktır. Böyle protezlerin dokularla uyumunun yeniden sağlanması için astarlanmasına veya yenilenmesine gerek vardır.

Protezlerimin bakımını ve temizliğini nasıl yapmalıyım?   

Protezlerin de doğal dişler gibi her gün fırçalanarak üzerindeki besin artıklarının ve plağın temizlenmesi gerekir. Fırçalama, protezin temizliği açısından olduğu kadar ağız dokularının sağlığı açısından da oldukça önemlidir. Fırçalama için protezlere özel hazırlanmış fırçaları veya yumuşak kılları olan diş fırçaları ile sabun kullanabilirsiniz. Temizlik için eczanelerde ve marketlerde bulabileceğiniz protez temizleyicilerini veya ultrasonik temizleyicileri de kullanabilirsiniz. Protezlerin cilasını bozabilecek sert diş fırçaları kullanmayın. Protezlerin temizliğinde fazla aşındırıcı içeren temizleyicileri ve çamaşır suyu gibi beyazlatıcıları kullanmayın. Protezler darbeye karşı dayanıksız oldukları için, düştüklerinde kolayca kırılabilirler. Bu nedenle protezlerin temizliğini bir havlu veya su dolu bir kabın üzerinde yapmak; düşüp kırılmasına karşı önlem olarak alınabilir. Protezlerin kullanılmadıkları zamanlarda kurumaması gerekir, bu nedenle protezler kullanılmadıkları zamanlarda temiz bir suyun içinde bekletilmelidir. Protezlerinizi kesinlikle kaynar suya koymayın; bu protezinizin şeklinin bozulmasına neden olabilir. Protezlerin dışında yumuşak fırçalarla dilin ve protezin altında kalan destek dokuların da fırçalanması ağız sağlınızın korunması açışından oldukça önemlidir. 

Protezlerimi ne zaman yenilemeliyim?   

Protezlerin destek dokularla ilişkisi dokuların zamanla büzülmesi sonucu bozulabilir. Bu ilişki astarlama işlemleri ile sağlanabilir. Bu sağlanmadığı taktirde protez gevşeyecek, dokuları tahriş etmeye başlayacak ve acıtacaktır. Bu durum devam ettiğinde ağız içinde ciddi problemlere neden olabilir. Protezlerin dokularla uyumu bozulduğunda, dişler aşındığında ve eskisi kadar besinleri öğütememeye başladığında protezin yenilenmesi gerekir. Protezlerin 2 – 4 yılda bir bunlar olmasa da, yapıldığı malzeme bakterilerin tutunmasına uygun ortam hazırlamaya başladığı durumlarda da yenilenmesi gerekebilir. Protezinizde sizi rahatsız eden bir durum olduğunda kendiniz düzeltmeye çalışmayın, hemen dişhekiminize başvurun. 

HASTA HAKLARI

Bir Sağlık Kuruluşuna, sağlık hizmeti almak için başvuran herkes;

1. Hizmetten genel olarak faydalanma
Adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanma,

2. Eşitlik içinde hizmete ulaşma
Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma,

3. Bilgilendirme
Her türlü hizmet ve imkanın  neler olduğunu öğrenme,

4. Kuruluşu seçme ve değiştirme
Sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma,

5. Personeli tanıma, seçme ve değiştirme
Sağlık hizmeti verecek ve vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimliklerini, görev ve ünvanlarını öğrenme, seçme ve değiştirme,

6. Bilgi İsteme
Sağlık durumu ile ilgili her türlü bilgiyi sözlü veya yazılı olarak isteme,

7. Mahremiyet
Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmetini alma,

8. Rıza ve İzin
Tıbbi müdahalelerde rızanın alınması ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanma,

9. Reddetme ve durdurma
Tedaviyi reddetme ve durdurulmasını isteme,

10. Güvenlik
Sağlık hizmetini güvenli bir ortamda alma,

11. Dini vecibelerini yerine getirebilme
Kuruluşun imkanları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde, dini vecibelerini yerine getirme,

12. Saygınlık görme
Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güleryüzlü, nazik, şefkatli sağlık hizmeti alma,

13. Rahatlık
Her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir ortamda sağlık hizmeti alma,

14. Ziyaret
Kurum ve kuruluşlarca belirlenen usül ve esaslara uygun olarak ziyaretçi kabul etme,

15. Refakatçi bulundurma
Mevzuatın, sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde ve tabibin uygun görmesi durumunda refakatçi bulundurmayı isteme,

16. Müracaat, şikayet ve dava hakkı
Haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türle başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanma,

17. Sürekli hizmet
Gerektiği sürece. sağlık hizmetlerinden yararlanma,

18. Düşüncelerini Belirtme
Verilen hizmetler konusunda düşüncelerini ifade etme, 



Hakkına sahiptir.